Önceki bölümde; bilişim ve teknoloji devi Motorola’ya ait tarihsel bilgileri, piyasaya sürdüğü ilk telefon reklamını, Telsim ile yaşanan anlaşmazlıkları, satılış süreci ve yeniden doğuş sürecinin ilk adımlarını paylaşmıştım. İlk bölüme dair tüm detaylara buradan ulaşabilirsiniz.

Bu bölümde ise; teknoloji devinin yeniden konumlandırılması, marka imajı, sosyal medya kullanımı ve ürün farklılaştırılması ile ilgili göze çarpan ayrıntılardan bahsedeceğim.

Motorola’nın Konumlandırma ve İletişim Stratejisi

Geçtiğimiz bölümde bahsedildiği üzere, Çinli teknoloji firması Lenovo‘ya satılmasının ardından Motorola’da bir çok yönden değişim yaşanmaya başladı. Aslına bakacak olursak, böylesine köklü bir değişim, firmanın köprüden önceki son çıkışı, cep telefonu sektöründe “ben de varım” diyebilmek için son şansı olabilirdi. Çünkü geriye dönüp sektörün geneline baktığımızda hemen hemen tüm köşelerin kapıldığını görüyoruz. Samsung‘un tasarım ve inovasyon konusunda kendisini sürekli geliştirmesi, Apple‘ın yazılımsal ve pazarlama başarısının velinimeti olarak kabul edebileceğimiz sadık ve kemikleşmiş bir kitleye sahip oluşu ve Samsung ile inovatif alanda girdiği müthiş rekabet, bu ikilinin neredeyse %70-80’lik bir sektör egemenliğine sahip olmasını sağlıyordu. Pastanın ufak diliminde ise Asus, Sony, LG, Huawei gibi markaların savaşı yaşanıyordu. Samsung ve Apple’ı bir kenara bırakırsak, sektörün geri kalanında monoton bir ürün gamı ve birbirleri ile aynı olmasa da çok yakın bir marka-model imajı olduğunu gözlemliyoruz. Kalite, sağlamlık ve premium ürüne sahip olma fırsatı, tüm markaların tüketicilere vadettiği ortak özellikler olmaya başladı.

İşte bu noktada Motorola için bir ışık yandı ve sektörde henüz pek kullanılmamış bir yoldan ilerlemeye karar verildi. Canlı, enerjik, renkli ve kıpır kıpır bir yol! Tüm markalar birbiri ardına aynı yolu takip ederken Motorola, özellikle genç tüketicinin aradığı o dinamik ve enerji dolu yaklaşım stratejisini hayata geçirmeye başladı.

Motorola ve sosyal medya stratejisi

Motorola, hem ülkemizde hem tüm dünyada, canlı ve dinamik bir iletişim stratejisi benimsemeye başladı.

Logo ve kurumsal kimlik ile esintisini hissettiğimiz baş döndüren değişim rüzgarı, sosyal medya hesaplarında da etkisini gösterdi. Motorola Türkiye hesabında her şeyin nasıl başladığını yukarıdaki fotoğrafta görüyorsunuz. Marka konumlandırmasının sadece logo ve görsellerin değişimi ile sınırlı kalmayacağı aşikardı. Nitekim, Instagram başta olmak üzere uzun bir süre sosyal medya reklamlarında, alışılagelen klasik melodiler yerine aşağıda dinleyeceğiniz parçayı kullandılar.

Motorola’nın hayata anlam katan dünyasına Merhaba deyin! #HelloMoto

A post shared by Motorola Türkiye (@motorolaturkiye) on

Motorola Size Enerjik Bir Yaşam Vadediyor!

Tanıtım müziğindeki detay sizin de dikkatinizi çekti mi? Müziğin sonu yok! Sürekli kendini tekrar eden, hiç bitmeyecekmiş hissi uyandıran bir melodi tercih edilmiş. Bu durum, aslında markanın oluşturmaya çalıştığı süreklilik, dinamizm ve canlılık algısını temsil ediyor. Motorola’nın buradaki esas amacı; kullanıcıya “böyle hissetmek istiyorsanız beni tercih edin” demek değil. “Ben artık böyleyim, benimle bu hissin tadını çıkarın” algısı oluşturmak. Yani temel amaç, öyleymiş gibi hissettirmek değil, tam anlamıyla “öyle yaşatmak“. Ne demek istediğimi 2-3 örnek ile açıklayayım;

Moto Mods İle Telefonunuzu Kişiselleştirmek Mümkün

https://www.instagram.com/p/BT1yq9-B82w/?taken-by=motorolaus

Motorola sadece iletişim faaliyetlerinde değil, ürünlerinde de sıra dışı ve farklı bir yaklaşım oluşturuyor. Yukarıda videosunu izlediğiniz Moto Mods adı verilen donanım parçaları ile hem telefonunuzun istediğiniz kimliğe bürünmesini sağlayabilir, hem de başka hiç bir markada bulamayacağınız kendine has özelliklere sahip olabilirsiniz. Örneğin; moto mods ailesi içerisinde yer alan insta-share projektör eklentsi ile telefonunuzu bir anda projeksiyona çevirerek sinema keyfini yaşayabilirsiniz. Yada JBL Soundboost hoparlör eklentisini telefonunuza takarak cihazınızı mini bir ses sistemine dönüştürebilirsiniz.

Tüm bunların yanı sıra, lansman ve pazarlama faaliyetleri de bu çerçevede gerçekleştirilmeye başlandı. Aşağıdaki iki video, Motorola’nın enerji dolu bir kimliğe nasıl büründüğü ve yeni karakteri hakkında bizlere son derece somut veriler sunuyor.

Sizce Motorola’nın bu hamlesi gelecek için umut vadediyor mu? İzlenimlerinizi Facebook ve Instagram sayfalarından paylaşabilirsiniz. Görüşmek üzere!

https://www.instagram.com/p/BaD3zVxlh74/?taken-by=motorolaturkiye

Bunu çevrenizle paylaşmak ister misiniz?

İlginç ve yeni ne var? İlk siz öğrenin!